
Vira Bismillah!
Hani bloggerların sıklıkla şikayet ettiği blogları sinsice izleyen ama yorum dahi bırakmayan okuyucu var ya! İşte son bir senedir nadir bir kaç yorumum dışında ben o sinsi okuyucuyu oynuyordum. Biliyorum, insan suya düşen bir taşın yaydığı dalgalar misali, bir kaç satır bir şey yazınca istiyor ki, birileri okusun, ses versin. Belki de doğamıza en aykırı şey yalnızlık. Birliğe hasret olduğumuzdan, bilmeden ama bıkmadan birliği aradığımızdan herhalde.
Ben de bu arada, kış uykusuna yatmadım elbette. Gezdim, Hindistan'a, Arjantin'e, İspanya'ya, Almanya'ya, Hollanda'ya dokunup geldim. İş, hatta işler değiştirdim, dalgalandım da duruldum. Fransızca öğrenmeye, ömrümü törpülemeye başladım. Dolmakalemler, defterler, ojeler ve arkadaşlar biriktirdim. Az aldım, çok okudum. İnsan sildim, insan kazandım.
Gene içimde yazacaklar birikti, kürkçü dükkanına döndüm geldim. Beni tekrar kabul eder misiniz?
Sevgiler
2 yorum:
sevgili kahvegibi,
hoş geldin!
gezginlere bayılırım, hele ki fransızca da biliyorsa:)
Teşekkürler Ezgi, sesime ses geldiğini bilmek güzel!
Yorum Gönder