Peki şimdi geçmiş zamanın telafisini yapalım. Buralarda yokken, kimlerin bloglarını okudum, kimleri gizli gizli köşe başlarından takip ettim.
Anne olmak ayrı bir şey. Bazen acaba insan anne olunca kafa yapıcı bir madde mi salgılıyor vücut diye düşünüyorum. Hamilelik işin en kolay kısmı. Kolay dediysem ehven-i şer işte anlayın. Gün geçtikçe şişiyorsun. Karnın patlayacak gibi oluyor. Ayaklar desen, bazlamadan hallice. Sonra bir gün ağrılar içinde yatıyorsun hastaneye, saatler süren işkencenin sonunda eline buruşuk ve kırmızı bir "şey" tutuştuyorlar. Tamogatchi gibi. Besleyeceksin, büyüteceksin, sonra dili pabuç kadar olacak sana çemkirecek. Tüm bunları biliyorsun ama heyhat! Yine de senden mutlusu yok.
Bu süreci abartarak yazdığım için çocuk düşmanı olduğumu düşünmeyin lütfen. Sadece durumun ne kadar zor olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Ve bu zorluğa rağmen insanın nasıl mutlu olduğunu...
İşte benim böyle bir arkadaşım var. Tüm bu süreçlerden geçti. Yaklaşık 2,5 sene önce aldı bebişi eline. Beni okuyan anneler anlayacaktır, çalışan anne olmanın ne demek olduğunu ama en çok da çalışan annelerin çocukları anlayacaktır. Arkadaşım, yel değirmenlerine karşı savaşan bir Don Quijote gibi, inanılmaz parlak bir kariyeri, bol sıfırlı maaşları hiç düşünmeden arkasında bırakıp Anne ve Çocuk eğitimi konusunda uzmanlaşma yolunu seçti.
Şimdi hem deneyimlerini hem de günden güne büyüyen Ada'sıyla yaşadığı maceralarını bu blogta anlatıyor.
Anne olmak ayrı bir şey. Bazen acaba insan anne olunca kafa yapıcı bir madde mi salgılıyor vücut diye düşünüyorum. Hamilelik işin en kolay kısmı. Kolay dediysem ehven-i şer işte anlayın. Gün geçtikçe şişiyorsun. Karnın patlayacak gibi oluyor. Ayaklar desen, bazlamadan hallice. Sonra bir gün ağrılar içinde yatıyorsun hastaneye, saatler süren işkencenin sonunda eline buruşuk ve kırmızı bir "şey" tutuştuyorlar. Tamogatchi gibi. Besleyeceksin, büyüteceksin, sonra dili pabuç kadar olacak sana çemkirecek. Tüm bunları biliyorsun ama heyhat! Yine de senden mutlusu yok.
Bu süreci abartarak yazdığım için çocuk düşmanı olduğumu düşünmeyin lütfen. Sadece durumun ne kadar zor olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Ve bu zorluğa rağmen insanın nasıl mutlu olduğunu...
İşte benim böyle bir arkadaşım var. Tüm bu süreçlerden geçti. Yaklaşık 2,5 sene önce aldı bebişi eline. Beni okuyan anneler anlayacaktır, çalışan anne olmanın ne demek olduğunu ama en çok da çalışan annelerin çocukları anlayacaktır. Arkadaşım, yel değirmenlerine karşı savaşan bir Don Quijote gibi, inanılmaz parlak bir kariyeri, bol sıfırlı maaşları hiç düşünmeden arkasında bırakıp Anne ve Çocuk eğitimi konusunda uzmanlaşma yolunu seçti.
Şimdi hem deneyimlerini hem de günden güne büyüyen Ada'sıyla yaşadığı maceralarını bu blogta anlatıyor.
0 yorum:
Yorum Gönder