Perşembe, Haziran 17, 2010

Sanatseverlerin Değil Bölücülerin Davetli Olduğu Sergi


Sanat nedir diye sorulduğunda her kafadan bir ses çıkar değil mi? Bana göre sana, güzellik ve estetik idealini arayan insanın yolculuğudur. Kimi zaman yoldan sapar, kimi zaman ideale, arketipe yaklaşır. Bu yüzden işte, Boticelli'nin bir tablosuna bakarken aldığımız hazzı, bir dadaistin pisuvarına bakarken alamayız her zaman.

Sanatçı çoğu zaman, modelinin içine bakar ve oradaki güzelliği eserine yansıtır. Hatta öyle ki, Mona Lisa gibi çirkin diyebileceğimiz bir kadının tablosu yüzyılların ilham kaynağı haline gelir. Çünkü sanatçı, baktığı şeyi sever. Bir sanatçının baktığı şey bir taş parçası, bir sepet meyve, bir balık, kuş, ağaç, kadın, erkek, siyah, beyaz olmaktan çıkar. O artık bir varlıktır, bir ışıktır, Tanrı'nın şuasının bir yansımasıdır ve sanatçı da bu ışığı tualine, taşa, toprağa hatta mağaranın duvarına, bir katedralin camına yansıtabildiği ölçüde sanatçıdır.

Body Worlds'de ise bambaşka bir yol izlemiş Gunther Von Hagens. Sanat sayılır mı yaptıkları, sayılmaz mı, onu siz okuyucuya bıraksam da, gerçek sanatçının gözünden bir şeyi göstermiş bize. "Hepimizin düşünceden ibaret olduğunu!"

Mevlana der ki, "Sen kardeşim, sen düşünceden ibaretsin. Gerisi, kan, et, kıl ve kemikten ibarettir."

Kadını erkekten, zenciyi beyazdan, Aleviyi Sünniden, Kürdü Türkten ayıran herkese tavsiye ediyorum bu sergiyi. Kendini güzel zannedene, çirkinim diye ağlayana... Üstümüzdeki bir deri parçasını at bakalım, geriye kalan nedir?

Benden, bu dünyaya kalan şey nedir? Et mi, kemik mi, kan mı, kıl mı? Yoksa düşüncelerim mi?


0 yorum:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails